Aylar: Ocak 2012

gazete deseni…

Herkese merhaba :)… Bugün yoğun istek üzerine gazete desenini tek parmağımda uygulamaya karar verdim. Tam da kızların istediği gibi adım adım uygulamaları resimledik serinus2 ile. Güzel bir anlatım olacak diye düşünüyorum ;) Vakit kaybetmeden başlayalım hadi ;). Bu uygulamada tırnağınıza sığacak herhangi bir karikatürü ya da herhangi bir yazıyı kullanabilirsiniz. Biz sizin için penguen’in eski sayısından bir karakter seçtik.

1. Adım: Öncelikle tırnağımızın altına her zaman olduğu gibi kalyon marka güçlendiricili baz ojemizi uyguluyoruz. Olmasa da olur tabii ki ;) Baz ojemizin kurumasını bekliyoruz.
1. Adım
                                                                                                                               
2. Adım: Baz ojemiz kuruduktan sonra kullanacağımız ojeyi tınağımıza en az 2 kat olacak şekilde uyguluyoruz. Ben taban ojesi olarak Pastel 22 numaralı ojeyi tercih ettim siz istediğiniz rengi seçebilirsiniz. Ojenin iyice kurumasını bekliyoruz. Çünkü oje kurumadan önce yaparsak, gazete kağıdına bastırınca oje daha çabuk bozulur ve  kötü bir görüntü oluşturur. En önemli nokta bu diye düşünüyorum.                                                          
2. Adım
3. Adım: Kullanacağınız yazı yada deseni kolonya içerisinde 3-5 saniye bekletiyorsunuz.
3. Adım

4. Adım: Gazete kağıdını kolonya ile muamele ettikten sonra desen düz olacak ve tırnak yüzeyinize değecek şekilde tırnağınızın üzerine koyup, 20 saniye kadar  parmağınızla bastırıyorsunuz desene. Böylece desen tam olarak tırnağınıza geçmiş oluyor.

 4. Adım
5. Adım: 20 saniye geçtikten sonra yavaşça tırnağımızdan kaldırıyoruz gazete kağıdını görüldüğü üzere gazete kağıdındaki desen tırnağımıza geçmiş durumda artık :)
5. Adım
6. Adım: Kolonya içerisindeki alkol tırnaktaki ojeyi bozduğundan pürüzlü bir hal alan ojenin parlamasını sağlamak ve tırnağa kopyaladığımız desenin kalıcılığını artırmak için üzerine şeffaf oje sürüp manikürümüzü tamamlıyoruz :).

 6. Adım

7. Adım: işte manikürümüz tamamlandı :). Son görünüş bu tırnak kenarlarındaki ojeleri asetona batırılmış bir kulak pamuğu ile temizlerseniz herşey bitmiş olacaktır.
Son görünüş

 NOT: Biraz acele ile yapılan bir çalışma olduğundan tırnak kenarlarında eski ojeden kalan mavilikler için değerli izleyicilerimden özür dilerim efendim :). Umarım beğenirsiniz kızlar ;).

Bir sonraki desende görüşmek üzere hoşçakalın ;)

bebek mavisi..

Efendim ikinci ojemle karşınızdayım :) Kar yağdığından bu yana sık sık Pastel’in 09 numaralı ojesine gitmişti elim sürmek bu güne kısmetmiş artık. Çok hoşuma gitti rengi. İnanılmaz şirin bir renk ve bence tam bir bebek mavisi :). Sadece Pastel 09’u sürünce tırnaklarım biraz boş kalır gibi oldu ben de üzerine de flormar 431 numaralı ojeyle puantiye yaptım. Bayılıyorum bu desene, basit ama çok şirin oldu bence umarım sizde beğenirsiniz ;). Pastel 09’un kıvamı gayet iyi iki kat yeterli oluyor. En son olarak da parlatıcı sürüp deseni sabitledim. Bu arada ne yazık ki flormar ojeleri genelde desende kullanıyorum. İçerisinde formaldehit, toluen gibi kimyasallar olduğundan tırnaklarıma çok temas etsin istemiyorum. Oje içerisindeki kimyasallar ve insan sağlığı üzerindeki etkileri ile ilgili yazımı da en kısa sürede paylaşacağımı söylereyek bitiriyorum.

Flormar 431
Pastel 09
ve son :)
 Bir sonraki desende görüşmek üzere hoşça kalın ;)

                                                 

steril aletler..

Öncelikle herkese yeniden merhaba :) Son 1 sınavımın kalmış olmasının verdiği rahatlıkla artık şu manikür aletlerimizi nasıl steril edeceğimizin yollarını anlatabilirim diye düşünüyorum :) Öncelikle internette sağlıklı manikür nasıl yapılır vs vs. gibi araştırmalar yaptığınızda ya da manikür salonlarının tanıtımlarını incelediğinizde yapılan önerilerden bazıları da şudur; “manikür yaptıracağınız yerin sterilizasyon yönteminin ultraviyole radyasyon kabini yöntemi yerine son teknoloji olan otoklav sistemiyle yapılıyor olmasından emin olun.” Allah allah nedir bu otoklav diye düşünebilirsiniz. kafanızda son model cihazlar canlanabilir ama aslında otoklav şu resimde gördüğünüz şeydir.

  bizim bölümden bir örnek :)

Ve otoklav sistemi çok da yeni bir sistem değildir ve uzun yıllardır laboratuvarlarda -özellikle mikrobiyoloji laboratuvarlarında- diş hekimliğinde ve tabi ki de hastanelerde aletlerden kaynaklanan mikrobiyal bulaşmaları ve kontaminasyonları engellemek için kullanılan en güzel yöntemdir. Peki bu otoklav nedir nasıl bir şeydir. Fiyatı uygun mudur? Herkes alıp kullanamaz mı gibi düşünceler olabilir aklınızda. Ne yazık ki herkesin alıp evinde bir tane bulunduracağı türden bir şey değildir. Küçük ve çok da fazla özelliği türlerinin fiyatları 8-10 Bin TL civarındadır. Bizim laboratuvardaki 20 bin civarı düşünün artık ne kadar pahalı. Otoklav basıçlı buhar yöntemiyle çalışarak kullanılacak olan araç gereçlerden mikropları arındırmak olan bir cihazdır. Peki bu otoklavın atası nedir?   Otoklavın atası bildiğimiz düdüklü tenceredir :) Evet yanlış duymadınız düdüklü tencere :)

Otoklav düdüklü tencere mantığıyla çalışır. Basıncın ve içerideki nemin artması hissedilen sıcaklığı arttırır. Genelde aletler, besiyerleri özel bir uyarı yoksa 121 derecede 15 dakika otoklavlanarak steril edilir. Acilen ihtiyaç duyulan steril bir ürün gerektiğinde, otoklavı başlattıktan sonra makinenin açılması için geçen süre fazla olduğundan bizde düdüklü tencereyle sterizasyon yöntemini kullanabiliyoruz zaman zaman :). Fakat her gün defalarca otoklav çalıştırılan bir yerde çok gerek kalmıyor buna. Neyse  bu kadar bilgiden sonra gelelim bizim kullanacağımız steril etme yöntemine.

Gerekli araç gereçler: tabii ki de düdüklü tencere, alüminyum folyo, kağıt havlu, düdüklü tencerenin içerisine koyacağımız ve ısıya dayanıklı olacak bir bardak vs(ben bunun için eskiden kullanılan krom bardakları düşündüm), kolonya, ve çok kireçli olmayan bir içme suyu.

1. Basamak: Manikürde kullandığımız metal ürünleri; törpü, tırnak makası, makas ve et pensi gibi plastik materyal içermeyen bu ürünleri düdüklü tencere öncesi kolonyayla muamele ediyoruz ve sonra kuruluyoruz. Kolonyanın içerisinde alkol bulunduğundan aletlerdeki mikrobiyal yükü azaltacaktır ve düdüklü tenceredeki sterilizasyon daha güvenilir olacaktır.

2. Basamak: Törpü, makas, et pensi gibi ürünleri düdüklü tencere içerisinde ıslanmaması için önce tek kat kağıt havlu ya da peçeteyle sarıp sonra da üzerini alüminyum folyo ile sarıyoruz. Amacımız aletlerin düdüklü tencere içerisinde kuru kalmasını sağlamak. Çok fazla sarıp sarmalarsanız tam sterilizasyon olmayabilir. O yüzden çok sarıp sarmalayın 1-2 kat yeterli olacaktır.

3. Basamak: Artık hazırladığımız malzemeleri çok sıkış tıkış olmayacak şekilde bardağa ya da kavanoza yerleştirdikten sonra düdüklü tencerenin içerisine bardağı devirmeyecek kadar içme suyu koyup bardağı içine yerleştirmek. Düdüklüyü kapatabilirsiniz artık. Su kaynadıktan sonra 45 dakika daha bekletmeniz yeterli olacaktır. Ve önemli bir hatırlatma düdüklüye koyacağınız malzemelerin yüksek ısı ve basınca dayanıklı olmasına dikkat ediniz. Hepsi bu kadar kullancağınız malzemeyi kullanma anında açarsanız ve ellerinizi de manikür öncesi kolonyalayıp maniküre başlarsanız herhangi bir enfeksiyon kapma ihtimaliniz azalır :). Steril törpülerinizi makaslarınızı güvenle kullanbilirsiniz. Malzemelerin alüminyum folyosu açılmadığı sürece sterilliğini korurlar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. İsteyenler için bu yazının adım adım görsellisini de hazırlayabiliriz tabi ;)
Hoşçakalın :)

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.