Somewhere Only We Know

Merhaba,

Blog yazarken aldığım keyfi son zamanlarda hiç bir şeyde bulamaz oldum. Uzun aralar veriyorum. Çoğu zaman fotoğraf çekmek için kameranın başına geçtiğimde gün ışığını kaçırmış oluyorum. Neyse yarın çekerim gibi cümlelerin ardı arkası kesilmiyor. Ve ben blogdan her geçen gün daha da uzaklaşıyorum.

Bir diğer sıkıntı da kozmetik konusunda beni çok heyecanladıran bir şeylerin artık kalmamış olması. İhtiyaç haricinde neredeyse hiç bir şey almıyorum en son aldığım şey sanırım bir göz kalemiydi sahi kaç ay önceydi yahu? Blogun temasında ufak değişiklikler yaptım. Her şeyiyle kendim ilgileniyorum. Gerekli bütçeyi ayırdığımda almak istediğim harika bir tema var. Alacağım günü iple çekiyorum desem yeridir.

Değişen temayla birlikte konsept de azıcık değişmiş oldu. Üst menüde göreceğiniz gibi sadece makyaj kozmetik vs. yer almayacak artık blogda belki bu bana biraz daha ilham verir ve bir süre daha devam etmemi sağlar diye düşünüyorum. Bir kaç bir oje ile açmaya karar verdiğim blogum 4 yıl içinde ufak tefek değişikliklere uğradı. Zaman zaman zaman. Şimdi tırnaklarıma oje sürmeyi bile unutuyorum. Çekmece dolusu oje beni bekliyor.

Uzun zaman sonra gelen ilk yazı en sevdiğim gruplardan biri olan Keane’e ithafen olsun. Hadi o zaman hep beraber somewhere only we know diyelim.

İyi geceler

ceyda

Rimmel London Rujlar

Merhaba,

Bahar tam geldi diyoruz havalar bir anda soğuyup kışın hala kapıda olduğunu hatırlatıyor bize. Kısmen bahar geldi fakat ben yine hastalıktan yatak döşek yerlerdeyim. Her yıl yılın bu mevsimi hasta olmak bende geleneksel oldu artık. Hastalığı bırakıp güzel bir haber vermek istiyorum. Facebook’ta 3000 i geçmişiz. Önümüzdeki ay bunu kendi çapımda kutlamak istiyorum. Umarım gerçekleştirebilirm. Beklemede kalınız lütfen.

Gelelim günün yazısına ruj sürmeyi çok seviyor, alıyor fakat hiç sürmüyorum. Geçen ay elim sıkça bu üçlüye gitti. Rimmel London rujlarını sevenlerin çok olduğunu biliyorum ben de bir nude bir pembe ve birde kahve pembe arası bir rengi var elimde.

DSC01975

Hepsi ayrı serilerden. Kırmızı Kate Moss serisine ait bebek pembe rujsi en sevmediğim. Dudağa sürülünce bildiğin pütür pütür parçacıklar bırakıyor. Ve gaza gelip aldığım bu renk benim dudaklarıma ne yazık ki hiç mi hiç yakışmıyor.

DSC01974

03 numaralı nude ruj sanırım ilk Kate Moss serisinden en sevdiğim. Çok kremsi ve güzel bir yapısı var dudak çizgilerine dolmuyor fakat çok kalıcı değil altına muhakkak dudak kalemi kullanmak gerekiyor.

DSC01971

Mor kaplı 077 numaralı Asia adlı ruj da sevdiğim rujlardan birisi. Kremsi yapısıyla dudakları çok güzel nemlendiriyor. Çizgilere dolma gibi bir sıkıntıyla karşılaşmadım. Kalıcılık çok çok iyi değil ama gün içinde bir iki tazelemeyle idare ediyor. Bu üç ruj arasında en kalıcı olanı da Asia aynı zamanda.

Rimmel London rujlar hem ucuz hem de geniş renk çeşitliliğine sahip indirimdeki fiyatlarıyla insanı daha da cezbediyorlar. Siyah seriden denemek istediğim bir kaç renk daha var. İndirim zamanı muhakkak bakılacaklar arasındalar.

Şimdilik hepsi bu kadar başka bir yazıda tekrar görüşmek üzere hoşçakalın

serinuserinus

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.