Etiket: Sterilizasyon

Nivea Pure & Natural Serisi

Genelde sitemde ojeyle ilgili ürünler paylaşıyorum. Çok sevdiğim şeyler harici kullandığım her ürünü paylaşmamaya dikkat ediyorum.  Fakat bugün gerçekten çok sevdiğim, hatta bayıldığım 3 üründen sizlere de bahsetmek istiyorum.

Daha önce şu yazımda bahsettiğim Nivea pure & natural serisine ait 3 ürünle karşınızdayım. Geçen yıl Alüminyum Kloride ve türevlerini içermeyen ter kokusu önleyici ürüne ihtiyaç duymuştum. Çünkü yapılan araştırmalarda bu ürünlerin meme kanseri oluşumunda etkisi olabileceğini ve kol altı kozmetiğine erken yaşta başlayanların geç yaşta başlayanlara göre meme kanseri ve lenf kanserine yakalanma riskinin daha yüksek olduğu ortaya konmuştu. Makaleleri bilgisayardan sildiğimden sizlerle paylaşamıyorum fakat en ufak risk bile beni irrite etmeye yetmişti. Her gün gün de nerede ise 2 kere kullandığım ve böyle tehlike riskleri olan bir ürüne karşı alternatif bir ürün arıyordum.

Bu noktada Perspirock adı verilen ve tuz mineralinden oluşan ıslatılarak kullanılan bir ürünle tanıştım  4-5 ay kadar bu ürünü kullandım. Ürün vaad ettiği gibi ter kokusunu önlüyordu fakat benim gibi çok terleyen birisi için yaz aylarında etki yapmıyordu. Ben zaten terlemeyi önleyici değil aksine ter kokusunu önleyici bir ürün aradığımdan kış aylarında bu ürün bana yeterli gelmişti. Fakat yaz ayları için ciddi bir sorun vardı hala. Bu esnada Nivea’nın Alüminyum Kloridsiz, Alkolsüz, ,Pudrasız ve Koruyucu madde içermeyen ter kokusunu önleyici bir ürün çıkardığını görmüştüm sitesinde. Roll-on ve Deodorant şeklinde çıkardığı 2 ürünü alıp denemeye başlamıştım.  2 koku çeşidine sahip olan ürünün yasemin kokulu olanını daha çok sevdim. 1 yıla yakındır bu ürünü kullanıyorum ve çok beğeniyorum. İndirim de gördükçe eve depoluyorum resmen. Şimdi 2 tane hiç açılmamış roll-on ve bir de deodorant var evde.  Nivea’nın bu serisinin kısmen daha zararsız dermokozmetik ürünlerden oluşması bu seriyi bir hayli sevmeme neden oldu.

Gelelim 3. Ve son ürünümüze. Şu yazımda bahesettiğim üzere bir haftasonu Buyaka Avm’yi gezmeye gitmiştik. Genel olarak annemin elleri çok serttir ve sık sık nemlendirici kullanır. Bende genelde body lotion nemlendiricilerin nemlendirmesinin daha iyi olduğuna inandığımdan body lotion nemlendiricileri bu yüzden ellerde kullanmayı daha çok severim.

 Buyaka Avm gezmesi sırasında Watsons’u görüp içeri giren annem hemen krem bölümüne girip krem almaya niyet etti. Görevli  bayan anneme Nivea’nın başka bir kremini denetmiş ve tam onu alması için ikna edecekken, içerik meraklısı ben kremi annemin elinden kaptığım gibi içeriğine baktım ve içeriğinde paraben olduğunu gördüm. Görür görmez de kremi kara listeye aldım. Annem pek üzüldü. Nemlendirmesi çok iyiydi diye ahladı vahladı. Bunun üzerine görevli bayana “parabensiz ve bu ürüne alternatif bir ürün var mı?” dediğimde bize yine Nivea Pure & Natural serisinden bu kremi gösterdi. Daha önce bu seriden 2 ürün kullanan ve memnun kaldığımdan görünce hemen attım sepete ve bu ürünü de böylece almış olduk. Eve gelip denediğimde ise başka bir sürprizle karşılaştım. Ürünün nemlendirmesi muhteşemdi, elde yağlı bir his bırakmayıp kolayca emiliyor ve tırnak etlerini anında düzeltiyordu. O  günden bu yana fotoğraf çekimlerinden önce bu kremi kullanılır oldum :). Watsons’a gittiğimde bir tane de kendime aldıracağım muhakkak. Kesinlikle tavsiye edebileceğim bu 3 ürünle tanışma hikayem ve ürün yorumlarım bu kadar umarım sizi sıkmamışımdır.

Tekrar görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın.

serinuserinus

steril aletler..

Öncelikle herkese yeniden merhaba :) Son 1 sınavımın kalmış olmasının verdiği rahatlıkla artık şu manikür aletlerimizi nasıl steril edeceğimizin yollarını anlatabilirim diye düşünüyorum :) Öncelikle internette sağlıklı manikür nasıl yapılır vs vs. gibi araştırmalar yaptığınızda ya da manikür salonlarının tanıtımlarını incelediğinizde yapılan önerilerden bazıları da şudur; “manikür yaptıracağınız yerin sterilizasyon yönteminin ultraviyole radyasyon kabini yöntemi yerine son teknoloji olan otoklav sistemiyle yapılıyor olmasından emin olun.” Allah allah nedir bu otoklav diye düşünebilirsiniz. kafanızda son model cihazlar canlanabilir ama aslında otoklav şu resimde gördüğünüz şeydir.

  bizim bölümden bir örnek :)

Ve otoklav sistemi çok da yeni bir sistem değildir ve uzun yıllardır laboratuvarlarda -özellikle mikrobiyoloji laboratuvarlarında- diş hekimliğinde ve tabi ki de hastanelerde aletlerden kaynaklanan mikrobiyal bulaşmaları ve kontaminasyonları engellemek için kullanılan en güzel yöntemdir. Peki bu otoklav nedir nasıl bir şeydir. Fiyatı uygun mudur? Herkes alıp kullanamaz mı gibi düşünceler olabilir aklınızda. Ne yazık ki herkesin alıp evinde bir tane bulunduracağı türden bir şey değildir. Küçük ve çok da fazla özelliği türlerinin fiyatları 8-10 Bin TL civarındadır. Bizim laboratuvardaki 20 bin civarı düşünün artık ne kadar pahalı. Otoklav basıçlı buhar yöntemiyle çalışarak kullanılacak olan araç gereçlerden mikropları arındırmak olan bir cihazdır. Peki bu otoklavın atası nedir?   Otoklavın atası bildiğimiz düdüklü tenceredir :) Evet yanlış duymadınız düdüklü tencere :)

Otoklav düdüklü tencere mantığıyla çalışır. Basıncın ve içerideki nemin artması hissedilen sıcaklığı arttırır. Genelde aletler, besiyerleri özel bir uyarı yoksa 121 derecede 15 dakika otoklavlanarak steril edilir. Acilen ihtiyaç duyulan steril bir ürün gerektiğinde, otoklavı başlattıktan sonra makinenin açılması için geçen süre fazla olduğundan bizde düdüklü tencereyle sterizasyon yöntemini kullanabiliyoruz zaman zaman :). Fakat her gün defalarca otoklav çalıştırılan bir yerde çok gerek kalmıyor buna. Neyse  bu kadar bilgiden sonra gelelim bizim kullanacağımız steril etme yöntemine.

Gerekli araç gereçler: tabii ki de düdüklü tencere, alüminyum folyo, kağıt havlu, düdüklü tencerenin içerisine koyacağımız ve ısıya dayanıklı olacak bir bardak vs(ben bunun için eskiden kullanılan krom bardakları düşündüm), kolonya, ve çok kireçli olmayan bir içme suyu.

1. Basamak: Manikürde kullandığımız metal ürünleri; törpü, tırnak makası, makas ve et pensi gibi plastik materyal içermeyen bu ürünleri düdüklü tencere öncesi kolonyayla muamele ediyoruz ve sonra kuruluyoruz. Kolonyanın içerisinde alkol bulunduğundan aletlerdeki mikrobiyal yükü azaltacaktır ve düdüklü tenceredeki sterilizasyon daha güvenilir olacaktır.

2. Basamak: Törpü, makas, et pensi gibi ürünleri düdüklü tencere içerisinde ıslanmaması için önce tek kat kağıt havlu ya da peçeteyle sarıp sonra da üzerini alüminyum folyo ile sarıyoruz. Amacımız aletlerin düdüklü tencere içerisinde kuru kalmasını sağlamak. Çok fazla sarıp sarmalarsanız tam sterilizasyon olmayabilir. O yüzden çok sarıp sarmalayın 1-2 kat yeterli olacaktır.

3. Basamak: Artık hazırladığımız malzemeleri çok sıkış tıkış olmayacak şekilde bardağa ya da kavanoza yerleştirdikten sonra düdüklü tencerenin içerisine bardağı devirmeyecek kadar içme suyu koyup bardağı içine yerleştirmek. Düdüklüyü kapatabilirsiniz artık. Su kaynadıktan sonra 45 dakika daha bekletmeniz yeterli olacaktır. Ve önemli bir hatırlatma düdüklüye koyacağınız malzemelerin yüksek ısı ve basınca dayanıklı olmasına dikkat ediniz. Hepsi bu kadar kullancağınız malzemeyi kullanma anında açarsanız ve ellerinizi de manikür öncesi kolonyalayıp maniküre başlarsanız herhangi bir enfeksiyon kapma ihtimaliniz azalır :). Steril törpülerinizi makaslarınızı güvenle kullanbilirsiniz. Malzemelerin alüminyum folyosu açılmadığı sürece sterilliğini korurlar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. İsteyenler için bu yazının adım adım görsellisini de hazırlayabiliriz tabi ;)
Hoşçakalın :)

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.