Etiket: Watsons

Lip Balm Dosyası Vol:1 – İsana Sun LSF 20

Merhabaaaa :)

Daha önce şu yazımda sizlere elimdeki lip balmları [lip balm=lip stick=dudak koruyucusu eşittir benim gözümde aradaki ayrımı bilmiyorum bilen varsa beni aydınlatırsa memnun olurum :)] hem ürünleri bitirmek hem de alırken sizde fikir oluşturması açısından yorumlayacağımı söylemiş ve istediğiniz bir üründen başayabileceğimi belirtmiştim. Sizden istek gelmeyince ben de bari yaz bitmeden güneş koruma faktörlü ürünleri önce deneyeyim dedim ve ilk olarak İsana Sun LSF 20 adlı ürünü seçtim. Bilmem kaç yılında İsanalar hala watsons’ta satılırken ve tüm ürünlerde 50% indirim varken sevdiceğimle almıştık bu ürünü. Kutusundan bu yıl çıkardım son kullanma tarihinin henüz geçmediğini düşünüyorum. Geçtiyse de yapacak bir şey yok tabii :) Malumunuz bu yıla kadar Eskişehir’de yaşadığımdan kışları bir hayli soğuk geçiyor ve dudaklarda ciddi yarılmalar kanamalar meydana geliyordu. Ben de buna binayen her tarafa lip balm depoluyordum. Nitekim o alışverişimizde tamamen lip balmlardan oluşmuştu.

Ürünü tam yorumlayabilmek için 2 gece 3 gün boyunca uyguladım. Daha önce tatildeyken de uygulayıp deneme imkanım olmuştu ve malesef ürün hakkındaki yorumlarım pek iyi değil.

Öncelikle kıvamı o kadar katı ki ne kadar sürersem süreyim yeterli değilmiş gibi geliyor ve homojen bir görüntü oluşmuyor dudakta. Bildiğin krem sürmüş gibi beyaz kalıyor. Özellikle 20 spf güneş koruma faktörlü olmasından dolayı nemlendirici olmasını da beklerdim çünkü malum güneş sıcak kuru hava falan ama kesinlikle yeterli miktarda nemlendirmiyor. Hatta nemlendiriciliği yok diyebilirim. Bir çok kez kullanmama rağmen üzerinden 1 mm bile azalmadı ne hikmetse bu da ne kadar katı olduğunun ispatı bence.

Kısacası sevmedim ben bu ürünü. İsana’ya olmamış otur sıfır diyerek bu yazıyı burada bitiriyorum. Bir sonraki yazım Watsons Lip Sun Block hakkında olacak.

Tekrar görüşmek üzere hoşçakalın ;)

serinuserinus

Lip Balm Dosyası

Merhaba

Bir önce ki gün sizlere elimde bulunan lip balmlar hakkında bir yazı hazırlayacağımı söylemiştim twitterdan. Lakin dün ülkece aldığımız kötü haberlerden dolayı hiç bir şey yapmak istemedim. Kısa süre sonra sevdiceğimi askere yollayacağımdan bu tür haberlerden maksimum derecede etkileniyorum. Normalde zaten duygusal olan ben dün daha da kötü olup saatlerce kendime gelemedim. Ülkemin durumu gidişatı hakkında ciddi endişeler yaşıyorum. Bugüne kadar blogta bunlardan bahsetmediğimin farkındayım lakin böyle elem bir olay sonrasında hiç bir şey yazmadan hiç bir şey olmamış gibi davranamazdım. Bu karanlık günlerden çıkmak için dualar ediyorum.

Dün günüm böyle kötü başlamıştı işte taa ki ansızın gelen kargoya kadar. Annemle içli köfte denemeleri yapıp annemden içli köfte yapmayı öğrenmeye çalışıyordum. Malum vakti gelip yuvadan uçtuğumda içli köftemi kendim yapmam gerekecekti. Öyle her içli köfteyi de yiyemeyen ben bu durumu halletmem ve artık öğrenmem gerekiyordu. İşte o denemelerim esnasında çalan zile bakmak için kapıya gittim ve diafonda  aşağıda bir adamın babama adımı soyadımı sorup burada mı oturduğumu öğrenmek istiyor olduğunu duydum o an kargo olduğunu anladım da kimden olduğunu kestiremedim. Bana öyle ürün mürün yollayan herhangi bir firma olmadığından adresimi de kimseye vermediğimden iyice merak ettim daha da bir heyecanlanıp kapıda gelmelerini bekledim. Adam elinde kocaman bir koli ile geldi. Öyle büyüktü ki babam da merak edip yukarı çıkmıştı. Öyle büyük bir kolide kimsenin bana bir şey yollamayacağını bildiğimden adam adımı söylediğinde biraz şaşırdım. Her şey doğruydu evet ama ben kargo beklemiyordum dedim. Babam “bir şey mi aldın dediğinde biraz şaşırdım.” hayır dedim. Adam “D-Marketten bişi almadınız mı sizin değil mi?” dedi. “Hayır” dedim. O anda kargo paketi üstündeki hepsiburada.com bantlarını görüp faturaya bakınca uzun zamandır istediğim Pilates Çemberi olduğunu gördüm ve o an jeton düştü tabi bende. Sevdiceğim almıştı!!! Çünkü internette bulduğum güzel şeyleri onunla paylaşıyor link falan atıyordum ve bu ürünü de görüp beğenmiştim. Kısacası paket sevdiceğimdendi. Bir heyecanla paketi “aa tamam bu benim taa ne zaman gelecekti gelmemişti falan filan” diyip aldım. Babam da pek bişi demedi bence tahmin etti o da kimden geldiğini :).

bu da benim naçizane pilates ekipmanı köşem

İşte kötü başlayan bir gün minicik(!) bir sürpriz ile iyiye gitmeye başlamıştı. Tabi buradan da anladığınız üzere Pilates yapıyorum :) Bu son ürün ile de setimi tamamlamış oldum. Kilo verme maceramı da isterseniz başka zaman anlatırım. O kadar laf edip hala günün konusuna gelemediğimin farkındayım buraya kadar sıkılmadan okuduysanız az daha sabredin vallahi bitirceğim hemen..

Efendim geçen gün fark ettim ki elimde 13 tane lip balm var. Hepsinin kısa süre sonra miladı doldu dolacak. O kadar lip balmım var ama gelin görün ki sürmüyorum. Dudaklarım kuru kuru bütün gün. Ben de hem elimdeki ürünleri bitirmek hem de bunu yaparken ürünler hakkındaki yorumlarımı paylaşıp sizleri fikir sahibi edebilmek için bunu blogta kısa bir yazı dizisi haline getireyim dedim. Doğru yorumlar yapabilmek için 3-4 gün boyunca kullanıp hafta da 2 tane lip balmı tanıtmayı düşünüyorum. Bu şekilde bitirememsem bile epey bir azaltmış olurum bence. Elimdeki lip balmlar aşağıda gördükleriniz istediğiniz üründen başlayabilirim. Şayet siz istemezseniz ben ilk hangisinden başlayacağıma karar verdim bile :).

Şimdilik hepsi bu kadar deyip siz benim pilates köşeme bakıp bir yandan da lip balmlarımı incelerken ben de bugün yapmayı aksattığım sabah(öğlen sonrası) pilatesimi yapayım :). Tekrar görüşmek üzere hoşçakalın.

serinuserinus

 

Nivea Pure & Natural Serisi

Genelde sitemde ojeyle ilgili ürünler paylaşıyorum. Çok sevdiğim şeyler harici kullandığım her ürünü paylaşmamaya dikkat ediyorum.  Fakat bugün gerçekten çok sevdiğim, hatta bayıldığım 3 üründen sizlere de bahsetmek istiyorum.

Daha önce şu yazımda bahsettiğim Nivea pure & natural serisine ait 3 ürünle karşınızdayım. Geçen yıl Alüminyum Kloride ve türevlerini içermeyen ter kokusu önleyici ürüne ihtiyaç duymuştum. Çünkü yapılan araştırmalarda bu ürünlerin meme kanseri oluşumunda etkisi olabileceğini ve kol altı kozmetiğine erken yaşta başlayanların geç yaşta başlayanlara göre meme kanseri ve lenf kanserine yakalanma riskinin daha yüksek olduğu ortaya konmuştu. Makaleleri bilgisayardan sildiğimden sizlerle paylaşamıyorum fakat en ufak risk bile beni irrite etmeye yetmişti. Her gün gün de nerede ise 2 kere kullandığım ve böyle tehlike riskleri olan bir ürüne karşı alternatif bir ürün arıyordum.

Bu noktada Perspirock adı verilen ve tuz mineralinden oluşan ıslatılarak kullanılan bir ürünle tanıştım  4-5 ay kadar bu ürünü kullandım. Ürün vaad ettiği gibi ter kokusunu önlüyordu fakat benim gibi çok terleyen birisi için yaz aylarında etki yapmıyordu. Ben zaten terlemeyi önleyici değil aksine ter kokusunu önleyici bir ürün aradığımdan kış aylarında bu ürün bana yeterli gelmişti. Fakat yaz ayları için ciddi bir sorun vardı hala. Bu esnada Nivea’nın Alüminyum Kloridsiz, Alkolsüz, ,Pudrasız ve Koruyucu madde içermeyen ter kokusunu önleyici bir ürün çıkardığını görmüştüm sitesinde. Roll-on ve Deodorant şeklinde çıkardığı 2 ürünü alıp denemeye başlamıştım.  2 koku çeşidine sahip olan ürünün yasemin kokulu olanını daha çok sevdim. 1 yıla yakındır bu ürünü kullanıyorum ve çok beğeniyorum. İndirim de gördükçe eve depoluyorum resmen. Şimdi 2 tane hiç açılmamış roll-on ve bir de deodorant var evde.  Nivea’nın bu serisinin kısmen daha zararsız dermokozmetik ürünlerden oluşması bu seriyi bir hayli sevmeme neden oldu.

Gelelim 3. Ve son ürünümüze. Şu yazımda bahesettiğim üzere bir haftasonu Buyaka Avm’yi gezmeye gitmiştik. Genel olarak annemin elleri çok serttir ve sık sık nemlendirici kullanır. Bende genelde body lotion nemlendiricilerin nemlendirmesinin daha iyi olduğuna inandığımdan body lotion nemlendiricileri bu yüzden ellerde kullanmayı daha çok severim.

 Buyaka Avm gezmesi sırasında Watsons’u görüp içeri giren annem hemen krem bölümüne girip krem almaya niyet etti. Görevli  bayan anneme Nivea’nın başka bir kremini denetmiş ve tam onu alması için ikna edecekken, içerik meraklısı ben kremi annemin elinden kaptığım gibi içeriğine baktım ve içeriğinde paraben olduğunu gördüm. Görür görmez de kremi kara listeye aldım. Annem pek üzüldü. Nemlendirmesi çok iyiydi diye ahladı vahladı. Bunun üzerine görevli bayana “parabensiz ve bu ürüne alternatif bir ürün var mı?” dediğimde bize yine Nivea Pure & Natural serisinden bu kremi gösterdi. Daha önce bu seriden 2 ürün kullanan ve memnun kaldığımdan görünce hemen attım sepete ve bu ürünü de böylece almış olduk. Eve gelip denediğimde ise başka bir sürprizle karşılaştım. Ürünün nemlendirmesi muhteşemdi, elde yağlı bir his bırakmayıp kolayca emiliyor ve tırnak etlerini anında düzeltiyordu. O  günden bu yana fotoğraf çekimlerinden önce bu kremi kullanılır oldum :). Watsons’a gittiğimde bir tane de kendime aldıracağım muhakkak. Kesinlikle tavsiye edebileceğim bu 3 ürünle tanışma hikayem ve ürün yorumlarım bu kadar umarım sizi sıkmamışımdır.

Tekrar görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın.

serinuserinus

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.